YENİ AVUKATLIK KANUN TASARISI 2
BEŞİNCİ KISIM
Çalışma Türleri
BİRİNCİ BÖLÜM
Bireysel Avukatlık
Bireysel Avukatlık
MADDE 60- (1) Her avukat, bürosunda, kendi sorumluluğu altında, gerektiğinde ücret karşılığı birlikte çalışan avukat ve yardımcı personel de istihdam etmek suretiyle, bağımsız bir şekilde avukatlık faaliyetini yürütebilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Avukatlık Ortaklığı
Avukatlık Ortaklığı
MADDE 61- (1) Aynı baroya kayıtlı birden fazla avukat, tüzel kişiliği olmayan adi ortaklık şeklinde çalışabilirler. Bu şekilde çalışan avukatlık ortaklığı, baronun ilgili listesine kaydedilir.
(2) Avukatlık ortaklığı hakkında öncelikle bu Kanun hükümleri, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde ise adi ortaklığa ilişkin genel hükümler uygulanır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Avukatlık İirketi
Avukatlık şirketi
MADDE 62- (1) Avukatlık faaliyeti yürütmek üzere anonim veya limited şirket kurulabilir.
(2) Avukatlık şirketinin ortakları, ancak baroya kayıtlı avukat olabilir. Şirket ortağı avukatın, şirketin merkezinin veya şubelerinden birinin bulunduğu yer barosuna kayıtlı olması zorunludur. Şirket ortağı avukat, ancak şirket merkez veya şubeleri bünyesinde avukatlık mesleğini yürütebilir.
(3) Avukatlık şirketinin unvanı, en az bir veya birkaç ortağın ad veya soyadlarından oluşabileceği gibi, ayrıca meslek onuruna aykırı olmayacak şekilde başka ekler de yapılabilir. Avukatlık şirketinin adının sonuna “avukatlık anonim şirketi” veya “avukatlık limited şirketi” ibaresinin eklenmesi zorunludur.
(4) Avukatlık şirketinin çalışması meslek çalışması olup, ticari faaliyet sayılmaz. Bu nedenle, ticaret ve sanayi odalarına kayıt zorunluluğu getirilemez.
(5) Şirket kuruluşundan önce esas sözleşme, tip sözleşmeye uygun olarak düzenlenir ve Türkiye Barolar Birliğinin onayına sunulur. Türkiye Barolar Birliğinin onayı Türk Ticaret Kanununun 333. maddesi anlamında izin yerine geçer. Bu onaydan sonra, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret siline tescil edilen avukatlık şirketi, Türkiye Barolar Birliği tarafından tutulan Avukatlık Şirketi Listesine kaydedilir; ayrıca şirket merkezinin ve şubesi varsa şubesinin bulunduğu yer barosuna da bildirilir.
(6) Avukatlık şirketine yeni ortakların katılması, şirketin unvanının değiştirilmesini gerektirmeyeceği gibi, adı veya soyadı unvanda bulunan ortaklardan birinin şirketten ayrılması veya ölümü de bu unvanın değiştirilmesini gerektirmez.
(7) Avukatlık şirketinin kayıtlı olduğu baro tarafından tespit edilen miktar kadar aidat, bağlı olunan baroya, şirket aidatı olarak ödenir.
(8) Beşinci fıkra gereği, şirket tip sözleşmesinde bulunması gereken hususlar ve bu konudaki düzenleme Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanır.
(9) Bu Kanunda avukatlara ilişkin düzenlemeler niteliğine uygun düştüğü ölçüde avukatlık şirketlerine de uygulanır.
Avukatlık şirketinde ortakların hak ve borçları
MADDE 63- (1) Şirket ortaklarının payı, ancak ortaklara veya avukat olan üçüncü kişilere devredilebilir.
(2) Sözleşmede ortakların pay devrinin yasaklanması, ortakların pay devrine onay vermemeleri, mirasçının avukat olmaması veya ortaklığı kabul etmemesi, ortağın emeklilik veya sağlık nedenleriyle avukatlığı bırakması, baro levhasından silinmesi, meslekten çıkması veya çıkarılması, şirketteki payına haciz konulması halinde ortaklık payı gerçek değeri üzerinden diğer ortaklar tarafından, payları oranında, alınır. Bu işlemlerin üç ay içinde sonuçlandırılamaması halinde, şirketin tasfiyesine ilişkin hükümler uygulanır. Şirketin unvanının korunmasına ilişkin hükümler saklıdır.
(3) Vekâletnameler şirkete düzenlenir ve şirket vekâlet ilişkisinin tarafı olur. Şirket, iş veya davayı takip edecek avukata yetki belgesi verir.
Şirket ortaklarının sorumluluğu
MADDE 64- (1) Avukatlık şirketi, amacı dışında hak ve mal edinemez, üçüncü kişilerle ortaklık kuramaz, tüzel kişilerin paylarını alamaz.
(2) Avukatlık şirketinin ortakları, birden fazla avukatlık şirketinin ortağı olamaz, şirketin bürosu dışında büro edinemez ve bağımsız olarak dava ve iş takip edemezler.
(3) Avukatlık şirketi, şirketle ilgili işlem veya eylem nedeniyle meydana gelen zararlardan dolayı, buna sebebiyet veren ortağı veya çalışan avukatı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
(4) Avukatlık şirketinin ortaklarının ve şirkette çalışan avukatların mesleki görevlerinden dolayı bu Kanuna ve meslek kurallarına göre sorumlulukları saklıdır.
(5) Bu Kanundaki disiplin işlem ve cezaları, niteliğe uygun olduğu ölçüde, avukatlık şirketleri hakkında da uygulanabilir.
(6) Avukatlık şirketi, genel hükümlere göre Kanunda belirtilen defterler dışında ayrıca iş ve dava defteri, tutmak zorundadır.
Avukatlık şirketinde uyuşmazlıkların çözümü
MADDE 65- (1) Avukatlık şirketinde,
a) Ortakların kendisi veya mirasçılarıyla aralarında çıkan uyuşmazlıklar,
b) Ortaklıkla ilgili her türlü uyuşmazlıklar,
c) Ortaklık pay devir ve intikalinde bedele ilişkin olarak çıkacak uyuşmazlıklar, Öncelikle sulh yoluyla çözümlenmesi esastır. Uyuşmazlık, sulh yoluyla çözümlenemediği takdirde, bağlı olunan baro nezdinde görevlendirilecek hakem kurulu tarafından tahkim yoluyla çözümlenir.
(2) Hakemlerin seçiminde taraflar anlaşamazlarsa, baro tarafından en az on yıl kıdemli üç avukat hakem olarak görevlendirilir. Meslekte en kıdemli üye başkan olarak görev yapar.
(3) Uyuşmazlığın çözümünde izlenecek usul ve verilecek kararlara karşı kanun yolları bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanununun tahkime ilişkin hükümleri uygulanır. Hakem kurulu uyuşmazlığın esasının çözümünde, öncelikle bu Kanun ve yönetmelik hükümleri ile meslek ilkelerini dikkate alır.
(4) Hakem kurulunun oluşturulması ve çalışmasına ilişkin esas ve usuller Türkiye Barolar Birliği tarafından çıkartılacak yönetmelikte düzenlenir.
Şube açma
MADDE 66- (1) Sadece avukatlık şirketleri, yurt içinde veya ilgili ülke mevzuatının uygun olması halinde yurt dışında şube açabilirler.
(2) Yurt içinde açılan şubelerde, şubelerin bulunduğu yerdeki baroya kayıtlı en az bir avukatın şubenin yönetim ve temsilinden sorumlu olması, şube bünyesinde çalışan diğer avukatların da şubenin bulunduğu yerdeki baroya kayıtlı olmaları zorunludur.
(3) Avukatlık şirketi, her baro bölgesinde en fazla bir şube açabilir.
(4) Şubelerin bulunduğu yer barosu tarafından bir avukat için belirlenen miktar kadar baro aidatı, şubenin bulunduğu yer barosuna ayrıca şube aidatı olarak ödenir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Ücret Karşılığı Birlikte Çalışan Avukat
Ücret karşılığı birlikte çalışan avukat
MADDE 67- (1) Ücret karşılığı birlikte çalışan avukat, mesleki faaliyetlerini bir avukat yanında veya avukatlık ortaklığı ya da avukatlık şirketi bünyesinde, yapılan sözleşme çerçevesinde yürüten kişidir.
(2) Ücret karşılığı birlikte çalışan avukat, kanunlardan kaynaklanan görevlendirmeler dışında, kendi adına iş ve dava kabul edemez; mesleki faaliyetlerini münhasıran işveren avukat tarafından verilen iş temelinde gerçekleştirir.
(3) Ücret karşılığı birlikte çalışan avukatın aylık net ücreti, her yıl için tespit edilen bir aylık net asgari ücretin iki katından az olamaz. Birinci fıkra gereğince yapılacak sözleşmede kararlaştırmaları halinde prim ve benzeri ödemeler de ücrete ek olarak ödenir.
(4) Ücret karşılığı birlikte çalışan avukatın ücretinin ödenmesinden, yanında çalıştığı avukat, avukatlık ortaklığı veya avukatlık şirketi sorumludur.
(5) Ücret karşılığı birlikte çalışan avukatın istihdam, görev ve çalışmasına ilişkin esas ve usuller Türkiye Barolar Birliği tarafından çıkartılacak yönetmelikte düzenlenir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Kamu Avukatları
Kamu avukatlığı
MADDE 68- (1) Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli şekilde, bir kadroya bağlı olarak avukatlık yapılabilir.
(2) Kamu avukatlarının baro levhasına yazılmaları isteklerine bağlıdır. Kamu avukatlarının baro levhasına yazılmayı istemeleri halinde görev yaptıkları yer barosuna kaydolurlar, başka bir yerde sürekli görevlendirilmeleri durumunda o baroya kayıtlarını aldırırlar.
(3) Kamu avukatları, görevlerinin gereği olan işleri yaparken, baro levhasına kayıtlı avukatların hak ve yetkilerine sahip ve onların ödevleriyle yükümlüdürler.
(4) Kamu avukatlarının barolara ödemekle yükümlü olduğu aidat ve diğer ödemeler serbest avukatlar için öngörülen miktarların yarısı kadardır. Bu ödemeler avukatın görev yaptığı kamu kurumu, kuruluşu veya kamu iktisadi teşebbüsü tarafından ödenir. Giriş ve nakil için ayrıca aidat alınmaz.
(5) Kamu avukatlarının disiplin işlemleri, idari nitelikteki konularda görev yaptığı idare tarafından; avukatlık mesleğinin icrasıyla ilgili konularda ilgili baro tarafından yürütülür. Avukatlık disiplin hukukuna ilişkin hükümler öncelikle uygulanır.
(6) Kamu avukatlarının disiplin kovuşturması aşamasında, disiplin kurulunda, ilgilinin bağlı olduğu kurumun yetkili temsilcisi de yer alır. Kurum temsilcisi, kurul üyelerinin sahip olduğu hak ve yetkileri haizdir. Oyların eşitliği halinde kurul veya daire başkanının bulunduğu taraf çoğunluğu sağlamış sayılır.
(6) ALTERNATİF - Kamu avukatlarının disiplin kovuşturması aşamasında, baro disiplin kurulları veya Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu ya da dairelerinde, ilgilinin bağlı olduğu kurumun yetkili temsilcisi de yer alır. Kurum temsilcisi, kurul üyelerinin sahip olduğu hak ve yetkileri haizdir. Oyların eşitliği halinde kurul veya daire başkanının bulunduğu taraf çoğunluğu sağlamış sayılır.
(7) Özel Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla kamu avukatları, sadece bağlı
oldukları daire, kurum ve şirketlere ait işlerde avukatlık yapabilirler.
ALTINCI KISIM
Avukatlık Bürosu ve Avukatın Faaliyetinin Yürütmesi
BİRİNCİ BÖLÜM
Büro
Büro zorunluluğu
MADDE 69- (1) Her avukat, faaliyetini bir büroda yürütmek ve levhaya yazıldığı tarihten itibaren üç ay içinde çalıştığı büro adresini ilgili baroya bildirmek zorundadır.
(2) Ücret karşılığı birlikte çalışan avukat, birlikte çalıştığı avukatın bürosunu, bünyesinde çalıştığı özel hukuk tüzel kişiliğini, kamu avukatı ise çalıştığı kurumu büro olarak bildirir.
(3) Bürosunu değiştiren avukat, yeni bürosunun adresini bir hafta içinde ilgili baroya bildirmek zorundadır.
(4) Bir avukat, birden fazla büro adresi bildiremez.
(5) 23/06/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa göre anagayrimenkulün mesken olarak gösterilen bağımsız bölümlerinde kat maliklerinin izni ve benzeri şartlar aranmaksızın avukatlık büroları faaliyet gösterebilir. Bu konuda, yönetim planındaki aksine hükümler uygulanmaz.
Büronun niteliği
MADDE 70- (1) Büro, avukatlık mesleğinin onuruna ve mesleğin gerektiği gibi yürütülebilmesine uygun olacak şekilde oluşturulur. Bu konudaki gerekli düzenlemeler, her bir baro tarafından çıkarılacak iç yönetmelikle yapılır.
Büro dışında iş kabul etmeme
MADDE 71- (1) Avukat, bürosundan başka yerlerde, mahkeme salonunda veya adalet binasının başka bir yerinde iş sahipleri ile hukuki danışmada bulunamaz ve iş kabul edemez. Bu hüküm avukatın özel olarak çağırıldığı hallerde uygulanmaz.
Büroda çalışabilecek kişiler
MADDE 72- (1) Avukatlık bürosunda, faaliyetin yürütülebilmesi bakımından ihtiyaç duyulan yardımcı elemanlar çalıştırılabilir.
(2) Hâkimliğe, savcılığa, noterliğe veya avukatlığa engel suçlardan mahkûm olanlar ya da tedbiren veya geçici olarak meslekten yasaklananlar her ne şekilde olursa olsun büroda çalıştırılamaz.
İşi takip ve yetkilendirme
MADDE 73- (1) Avukat, kural olarak, üzerine aldığı işi sonuna kadar ve bizzat takip eder.
(2) Avukata verilen vekâletnamede başkasını tevkil yetkisi tanınmış ise avukat, işin tamamını veya belirli bir kısmını süreli veya süresiz olarak başka bir avukata yetki vererek takip ettirebilir. Bu durumda bir yetki belgesi düzenlenir. Yetki belgesi, vekâletname hükmündedir. Yetki belgesinde avukata verilen yetkinin vekâletnamedeki tüm yetkileri kapsayıp kapsamadığı veya belirli bir süreyi içerip içermediği ayrıca belirtilir. Yetkilendirilen avukat yetkisini başkasına devredemez.
(3) İkinci fıkradaki hallerde, avukatın müvekkile karşı sorumluluğu devam eder. Yetki veren avukat, birlikte takip ettiği veya işi tamamen devrettiği avukatların kusurlarından veya meydana getirdikleri zarardan dolayı müvekkile karşı diğer avukatla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Ancak, bu hüküm, avukatlıkla bağdaşan bir iş sebebiyle başka bir yerde çalışmak zorunluluğunda olduğu için işi tamamen başkasına devreden avukatlar hakkında uygulanmaz.
(4) Avukat tarafından işe başka avukatlar dahil edilmiş ise avukat bundan dolayı ayrı bir ücret isteyemeyeceği gibi, işi birlikte takip eden avukat da müvekkilden herhangi bir ücret isteyemez. İş tamamen başka bir avukata bırakılmış ise yetki veren ve yetkilendirilen avukatlar, ücret sözleşmesindeki miktarı aşmamak şartıyla, harcadıkları mesaiye karşılık olan ücreti müvekkilden isteyebilirler. Ancak, yetki veren avukat, müvekkilden peşin ücret almışsa, harcadığı mesaiye karşılık olan miktarın fazlasını yetki verdiği avukata ödemekle yükümlüdür.
Reklam ve tanıtım
MADDE 74- (1) Avukatın yapacağı reklam ve tanıtım, gerçek, amaca uygun, meslek onur ve itibarına yaraşır ve hukuki yardım çerçevesinde avukatın mesleki yükümlülük ve görevine uygun olmak zorundadır. Avukatın, mesleğin onuru ve ilkeleriyle bağdaşmayan, objektif ve doğruluktan uzak olan tanıtım ve reklam yapması yasaktır.
(2) Aşağıdaki durumlar, her halde, reklam ve tanıtım bakımından yasak kapsamındadır:
a) Dikkat çekici ve abartılı reklam ve tanıtımlarla kendini övmek.
b) Reklam ve tanıtımlarda kendini diğer meslektaşlarla kıyaslamak.
c) Zor durumdan faydalanarak müvekkil elde etmek. ç) Reklam ve tanıtım amacıyla aracılar kullanmak.
d) İş veya müvekkil teminine yönelik menfaat sunmak veya vaad etmek.
e) Başarı ve kazanç verilerini bildirmek.
(3) Avukat, yurt içinde usûlüne uygun aldığı ve yurt dışında alınıp da denkliği tanınan hukuk alanında kazanılmış akademik unvanını ve uzmanlığını gösteren ibareleri, avukatlık unvanıyla birlikte kullanabilir.
(4) Avukat, sadece bürosunun yer aldığı binanın giriş kısımlarına veya bürosunun bulunduğu kapı bölümlerine, avukatlığın onuru ve mesleğin nitelikleriyle bağdaşan, makul ölçüler içinde tabela asabilir. Bunun dışında, bina cephelerine, balkon veya pencerelere tabela asılamaz.
(5) Bu madde hükümleri, avukatlık ortaklıkları ile avukatlık şirketleri hakkında da uygulanır.
(6) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin esas ve usuller ile reklam ve tanıtıma ilişkin öngörülecek diğer sınırlamalar Türkiye Barolar Birliği tarafından çıkartılacak yönetmelikte düzenlenir.
İKİNCİ BÖLÜM
Avukatlık Faaliyetinin Yürütülmesi
Uzman avukatlık
MADDE 75- (1) Türkiye Barolar Birliği tarafından, talep üzerine, ceza hukuku, özel hukuk, idare ve vergi hukuku alanlarında “uzman avukat” unvanı kullanma yetkisi verilebilir. İcra hukuku alanında böyle bir belirleme yapılamaz.
(2) Uzmanlık unvanı almak isteyen avukatın, en az on yıllık kıdeme sahip olması gereklidir.
(3) Belirli bir alanda avukatlık faaliyeti yürütmek için uzman avukat unvanına sahip olmak zorunluluğu yoktur.
(4) Uzman avukatlık unvanını kullanma yetkisine ilişkin esas ve usuller Türkiye Barolar Birliği tarafından çıkartılacak yönetmelikte düzenlenir.
Avukata menfaat karŞılığında iŞ temini
MADDE 76- (1) Avukat veya iş sahibi tarafından vadolunan veya verilen bir ücret ya da herhangi bir menfaat karşılığında avukata iş getirmeye aracılık edenler ve aracı kullanan avukat, altı aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
(2) Bu eylemi yapanlar kamu görevlisi ise verilecek hapis cezası bir yıldan aşağı olamaz.
Avukatların resmi kıyafeti
MADDE 77- (1) Avukat, duruşmalara, Türkiye Barolar Birliğinin şeklini belirleyeceği cübbeyle çıkmak zorundadır.
Avukatlık kıdemine sayılacak hizmetler
MADDE 78– (1) Avukatlık kıdeminin hesabında, avukatın baro levhasına yazıldığı tarihten başlamak üzere fiilen meslek faaliyetini icra ettiği süre esas alınır.
(2) Kıdemin hesaplanmasında, bu Kanunun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilenlerin, o alandaki hizmet süreleri de esas alınır.
Baro ve avukatlara yer ayrılması
MADDE 79– (1) Her adalet dairesinde, bölgesinde bulunduğu baronun ve avukatların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla, çalışma alanı, bekleme yeri ve otopark gibi yeterli alan ayrılır.
(2) Her adalet dairesinde, icra ve infaz kurumlarında, kolluk birimlerinde avukatın mesleki faaliyetini sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi amacıyla, mesleğin onuruna uygun çalışma ve görüşme yeri ayrılır.
(3) Bu yerlerin tahsis, bakım ve onarımı, ilgili baronun görüşü alınarak ve imkânları ölçüsünde katkısı da sağlanarak, ilgisine göre Adalet ve İçişleri Bakanlıklarınca yaptırılır.
Avukat kâtibi aracılığıyla işlerin takibi
MADDE 80– (1) Avukat işlerini, baroya bildirerek yetkilendirdiği kendi sorumluluğu altındaki kâtibi aracılığıyla da takip ettirebilir, fotokopi veya benzeri yollarla örnek aldırabilir.
Yabancı avukatların durumu
MADDE 81– (1) Yabancı sermayeyi teşvik mevzuatı çerçevesinde Türkiyede faaliyet göstermek isteyen yabancı avukatlık ortaklıkları, bu Kanuna ve avukatlık ortaklığı düzenlemesine uygun olarak kurulmak koşuluyla, yabancı hukuklar ve milletlerarası hukuk konularında yalnızca danışmanlık hizmeti verebilirler.
(2) Bu sınırlama yabancı avukatlık ortaklığında çalışan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı veya yabancı avukatları da kapsar. Bu nev’i avukatlık ortaklıkları için ortakların baroya kayıtlı olması şartı aranmaz.
(3) Bu kuralın uygulanması mütekabiliyet esasına bağlıdır.
Avukatın yabancı ülkede faaliyet göstermesi
MADDE 82– (1) Avukatın yurt dışında faaliyet göstermesi durumunda, o ülkenin mevzuatı ile ulusal ve uluslararası meslek ilkelerine uygun davranması zorunludur.
(2) Avukatın yurt dışında mesleğiyle ilgili dernek, birlik veya buna benzer organizasyonlarda üye veya yönetici olması durumunda, bunu ayrıca Türkiye Barolar Birliğine bildirmesi gerekir.
Bazı Görevlerden Ayrılanların Avukatlık Yapma Yasağı
MADDE 83- (1) Emeklilik veya istifa gibi sebeplerle görevden ayrılan adlî ve idari yargı hâkim ve savcılarının, son beş yıl içinde hizmet gördükleri adalet daireleri içindeki mahkemeler ile icra ve iflas dairelerinde, görevlerinden ayrılma tarihinden itibaren dört yıl süre ile avukatlık yapmaları yasaktır.
(2) Birinci fıkra hükmü, Anayasa Mahkemesi üyeleri ve yüksek mahkeme hâkimleri hakkında da uygulanır.
(3) Devlet, belediye, il özel idare ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamına giren iktisadi Devlet teşekkülleri ile kamu iktisadi kuruluşları ve bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerinde çalışanlar, buralardan ay¬rıldıkları tarihten itibaren dört yıl geçmeden, ayrıldıkları idare aleyhine dava alamaz ve takipte bulunamazlar.
(4) Askeri Yargıtay başkanı, başsavcısı, ikinci başkanı, daire başkanları ve üyeleri, Milli Savunma Bakanlığı Askeri Adalet İşleri başkanı, Askeri Adalet Teftiş Kurulu başkanı, Genelkurmay adli müşaviri, askeri mahkemelerde görevli hâkim ve savcılar, başka hizmetlere atanmış olsalar bile, anılan görevlerden ayrıldıkları tarihten itibaren dört yıl süre ile askeri mahkemelerde avukatlık yapamazlar.
YEDİNCİ KISIM
Baro Levhası ve Avukatlar Listesi
BİRİNCİ BÖLÜM
Levha ve liste
Levhaya Yazılma ve Listeye Kayıt
MADDE 84- (1) Her avukat, bölgesi içinde sürekli olarak avukatlık yapacağı yerin baro levhasına yazılır.
(2) Bir baro levhasına yazılmış olan avukat, sürekli olmamak şartıyla, memleketin her yerinde avukatlık yapmaya yetkilidir.
(3) Avukatlık şirketleri merkezlerinin bulunduğu, şubeler ise şubelerinin bulunduğu yerin baro levhasına yazılırlar.
(4) Levhaya yazılma işlemleri, mesleğe kabul ve ruhsat alınması ile birlikte yapılmamışsa, levhaya yeniden yazılmaya ilişkin hükümler uygulanır.
(5) Baro levhasına kayıt olmak için, mesleğe kabul edilerek ruhsat almış ve Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen esas ve usullere uygun olarak mesleki sorumluluk sigortası yaptırmış olmak gerekir.
(6) Her baro tarafından, bölgesinde bulunan bireysel avukatlar, ücret karşılığı birlikte çalışan avukatlar, kamu avukatları, avukatlık ortaklıkları ve avukatlık şirketleri için ayrı listeler tutulur.
(7) Her baro, levha ve listelerin güncel hallerini düzenli olarak yayınlar ve ilgili kurum ve kuruluşlara da bildirir.
(8) Levha ve listelerin tutulmasına, yayınlanmasına ve ilgili yerlere bildirilmesine ilişkin esas ve usuller Türkiye Barolar Birliği tarafından çıkartılacak yönetmelikte düzenlenir.
İKİNCİ BÖLÜM
Nakil
BaŞka baroya nakil
MADDE 85- (1) Başka bir baroya nakil talebinde bulunan avukat, levhasına yazılmak istediği baro yönetim kuruluna başvurur.
(2) Nakille ilgili hususlar Türkiye Barolar Birliği tarafından çıkartılacak yönetmelikte düzenlenir.
Nakille ilgili inceleme
MADDE 86- (1) Nakil isteğiyle başvurulan baronun yönetim kurulu, istekte bulunan avukat hakkında gerekli gördüğü her türlü inceleme ve işlemleri yapar ve özellikle avukatın disiplin kovuşturması altında olup olmadığını, ödenecek borcu bulunup bulunmadığını levhasına yazılı olduğu barodan sorar. Avukatın baroya borçları ödenmedikçe hiçbir işlem yapılamaz.
(2) Baro yönetim kurulu yapacağı inceleme ve değerlendirme çerçevesinde, en geç bir ay içinde talebin kabulü veya reddi yönünde gerekçeli olarak karar vermek zorundadır.
İstemin kabulü
MADDE 87- (1) Nakil isteminin kabulü halinde verilecek karar, nakledilen baro yönetim kurulu tarafından Türkiye Barolar Birliğine ve avukatın ayrıldığı baroya derhal bildirilir.
İstemin reddi
MADDE 88- (1) Nakil isteminin, levhasına yazılmak için başvurulan baro tarafından reddedilmesi halinde, nakil isteğinde bulunan avukat, bu kararın kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde Türkiye Barolar Birliğine itiraz edebilir.
(2) Baro yönetim kurulu, nakil isteminin baroya ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde bir karar vermezse, istem reddedilmiş sayılır. Bu halde bir aylık sürenin bitiminden itibaren iki hafta içinde ilgili, Türkiye Barolar Birliğine itiraz edebilir.
(3) Türkiye Barolar Birliği itiraz dilekçesinin ulaştığı tarihten itibaren üç ay içinde bir karar vermezse itiraz reddedilmiş sayılır.
(4) Türkiye Barolar Birliğinin itiraz üzerine vereceği kararlar kesin olup, bu kararlara karşı ilgili tarafından idari yargı yoluna başvurulabilir.
(5) Türkiye Barolar Birliği itirazın kabulü hakkındaki kararını, avukatın naklettiği ve ayrıldığı barolara derhal bildirir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Levhadan Silinme
Levhadan silinmeyi gerektiren haller
MADDE 89– (1) Aşağıdaki hallerde avukat levhadan silinir:
a) Avukatlığa kabul için bu Kanunun aradığı şartların sonradan kaybedilmiş olması,
b) Ruhsatnamenin verildiği tarihte, ruhsatname verilmemesini gerekli kılan sebeplerin varlığının sonradan tespit edilmiş olması,
c) Üç ay içinde baro bölgesinde bir büro açılmamış olması veya büronun kapatılmış ya da baro bölgesi dışına nakledilmiş bulunması, uyarıya rağmen kayıtlı olduğu baro dışında sürekli olarak avukatlık yapan avukatın çalışmasını sürdürdüğü baroya kaydını yaptırmaması,
ç) Yıllık aidatların veya staj kredilerinin tebligata rağmen geri ödenmemesi,
d) Avukatın, meslekten isteği ile ayrılmış olması,
e) Mesleki sorumluluk sigortasının yapılmaması veya yenilenmemesi,
f) Bu Kanunun 9 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen engele rağmen levhaya yazılmış olması.
Levhadan silinmede usul
MADDE 90– (1) Levhadan silme kararı, kayıtlı olunan baronun yönetim kurulu tarafından gerekçeli olarak verilir.
(2) Yönetim kurulu, avukatlık faaliyetinin devamında sakınca görülmesi halinde, levhadan silme kararının kesinleşmesine kadar ilgilinin tedbiren meslekten geçici yasaklanmasına karar verebilir.
(3) Levhadan silme kararı, dosya üzerinden yapılacak bir incelemeyle verilir. Bu karardan önce, avukatın yazılı veya sözlü beyanı alınır. Ancak, avukat çağrıya uymazsa beyanı alınmadan da silme kararı verilebilir.
(4) Karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Türkiye Barolar Birliğine itiraz edilebilir. Türkiye Barolar Birliğinin itiraz üzerine verdiği kararlar Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde Bakanlıkça karar verilmediği veya karar onaylandığı takdirde kesinleşir. Ancak, Adalet Bakanlığı uygun bulmadığı kararları bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu kararlar, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliği tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir. Adalet Bakanlığının uygun bulmayıp bir daha görüşülmek üzere geri göndermesi üzerine Türkiye Barolar Birliğince verilen kararlara karşı, Adalet Bakanlığı, ilgili ve ilgili baro idari yargı merciine başvurabilir. Barolar, kesinleşen kararları derhal yerine getirmeye mecburdurlar.
(5) Bir daha yazılmamak üzere levhadan silinmeye ilişkin hükümler saklıdır.
Levhaya yeniden yazılma
MADDE 91– (1) Levhadan silinmeyi gerektiren hallerin ortadan kalkması ve levhaya yazılma şartlarının yeniden kazanılması halinde, bu durumu ispat eden avukat, levhaya yeniden yazılmayı talep edebilir.
(2) Ruhsatname verilmesi hükmü ayrık olmak üzere, bu Kanunun 7, 8, 9 ve 10 uncu maddeleri, levhaya yeniden yazılma istemlerinde de kıyas yolu ile uygulanır.
Bir daha yazılmamak üzere levhadan silinme
MADDE 92– (1) Yönetim kurulu,
a) Cezai veya disipline ilişkin bir kararla hakkında meslekten çıkarma cezası verilenler,
b) Bu Kanunun 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı suçlardan mahkûm olanlar, Hakkında, verilen kararın kesinleşmesinden sonra, dosya üzerinden yapacağı değerlendirmeyle, ruhsatnamenin iptaline ve bir daha yazılmamak üzere levhadan silinmesine karar verir.
(2) Baro yönetim kurulunun bu maddeye dayanarak verdiği karara karşı avukat, kararın kendisine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde Türkiye Barolar Birliğine itiraz edebilir. Türkiye Barolar Birliğinin itiraz üzerine verdiği kararlar Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde Bakanlıkça karar verilmediği veya karar onaylandığı takdirde kesinleşir. Ancak Adalet Bakanlığı uygun bulmadığı kararları bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu kararlar, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliği tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir. Adalet Bakanlığının uygun bulmayıp bir daha görüşülmek üzere geri göndermesi üzerine Türkiye Barolar Birliğince verilen kararlara karşı, Adalet Bakanlığı, ilgili baro idari yargı merciine başvurabilir.
Özlük dosyası
MADDE 93– (1) Baro, levhasında yazılı olan her avukat için bir özlük dosyası tutar. Bu dosya gizlidir; ancak ilgilisi veya vekâlet vereceği başka bir avukat tarafından görülebilir.
(2) Bir barodan diğerine nakil halinde, dosya, nakledilen baro başkanlığına gönderilir.
(3) Türkiye Barolar Birliği tarafından da gerekli bilgileri içeren ayrı bir özlük dosyası oluşturulur.
(4) Bu dosyaların tutulmasına ilişkin esas ve usuller Türkiye Barolar Birliği tarafından çıkartılacak yönetmelikte düzenlenir.
SEKİZİNCİ KISIM
Ceza Soruşturması ve Kovuşturması
Soruşturma
MADDE 94- (1) Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü halinde avukat hakkındaki soruşturma, bizzat Cumhuriyet savcısı tarafından genel hükümlere göre yapılır.
(2) Avukatlık veya baro organları ya da Türkiye Barolar Birliği organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işlediği suçlardan dolayı avukat hakkındaki soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır.
(3) Avukatın büro veya konutu, ancak mahkeme kararıyla ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak, Cumhuriyet savcısı denetiminde ve baro temsilcisinin katılımıyla aranabilir.
(4) Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren bir suçtan dolayı suçüstü hali dışında avukatın üzeri aranamaz.
(5) Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanununun duruşma düzeni ve disiplinine ilişkin hükümleri saklıdır. Ancak, bu hükümlere göre avukat, tutuklanamayacağı gibi, hakkında disiplin hapsi veya para cezası da verilemez.
(6) Soruşturma aşamasında avukat hakkında koruma tedbirleri suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesince karara bağlanır.
Kovuşturma
MADDE 95- (1) Cumhuriyet savcısının yapacağı soruşturmaya ait dosya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.
(2) En yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığınca beş gün içinde, iddianame düzenlenerek dosya kovuşturma açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verilir.
(3) En yakın ağır ceza mahkemesi iddianamenin bir örneğini, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca, ilgili avukata tebliğ eder. Bu tebliğ üzerine avukat, yedi gün içinde bazı delillerin toplanmasını ister veya kabule değer bir istemde bulunursa bu husus mahkemece dikkate alınır.
(4) Mahkeme ilgili avukat hakkında kovuşturma açılmasına karar verdiği takdirde, yargılamanın yapılması amacıyla dosya suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine gönderilir. Durum avukatın kayıtlı olduğu baroya bildirilir.
İtiraz
MADDE 96- (1) Bu Kanunun 95 inci maddesinde yazılı mahkemelerin tutuklama veya salıverilmeye yahut kovuşturma açılmasına yer olmadığına dair kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı veya ilgili tarafından genel hükümler uyarınca itiraz olunabilir.
(2) İtirazlar, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesi hariç olmak üzere, itiraza konu kararı veren mahkemeye en yakın ağır ceza mahkemesi tarafından incelenerek karara bağlanır.
Görevi kötüye kullanma
MADDE 97- (1) Bu Kanun ve diğer kanunlar gereğince avukat sıfatı ile veya Türkiye Barolar Birliğinin ya da baroların organlarında görevli olarak kendisine verilmiş bulunan görev ve yetkiyi kötüye kullanan avukat Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesine göre cezalandırılır.
Avukatlık yetkilerinin başkaları tarafından kullanılmaması
MADDE 98- (1) Baro levhasında yazılı olmayanlar ve meslekten geçici yasaklanmış olan avukatlar, başkasına ait dava evrakını düzenleyemez, icra işlemlerini takip edemez ve avukatlara ait diğer yetkileri kullanamazlar. Bu hükme aykırı eylemde bulunanlara Cumhuriyet savcısı tarafından her yıl için tespit edilen bir aylık net asgari ücret tutarının iki katından on katına kadar idarî para cezası verilir. O işten elde edilen menfaat, ilgili baroya gelir kaydedilir.
(2) Avukatlık yapmak yetkisini taşımadıkları halde muvazaalı yoldan alacak devralarak ve kanunların tanıdığı başka hakları kötüye kullanarak avukata ait yetkileri kullananlar bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. O işten elde edilen menfaat, ilgili baroya gelir kaydedilir.
(4) Mahkemeler, icra ve iflas daireleri ve diğer kişi ve kurumlar, bu maddenin kapsamına giren bir olayı öğrenince Cumhuriyet başsavcılığına ve ilgili baroya durumu bildirmek zorundadırlar. Yapılacak soruşturma sonucu, Cumhuriyet savcısı tarafından baroya bildirilir.
Avukata karşı işlenen suçlar
MADDE 99- (1) Bürosu, yargı yerleri, icra daireleri, keşif, haciz, muhafaza, satış mahalleri ve avukatlık görevi sebebiyle avukatın bulunduğu diğer yerlerdeki görevi sırasında veya yaptığı görevden dolayı avukata veya stajyere karşı işlenen suçlar hakkında, bu suçların hâkim ve savcılara karşı işlenmesine ilişkin hükümler uygulanır.
KANUN TASARISININ DEVAMLARI İÇİN TIKLAYINIZ :
AVUKATLIK KANUNU TASLAĞI 1. BÖLÜM
AVUKATLIK KANUNU TASLAĞI 2. BÖLÜM
AVUKATLIK KANUNU TASLAĞI 3. BÖLÜM
AVUKATLIK KANUNU TASLAĞI 4. BÖLÜM
AVUKATLIK KANUNU TASLAĞI 5. BÖLÜM

إرسال تعليق
Sitede yer alan yorumlar site ziyaretçilerinin kişisel görüşleridir. Hukuki tüm sorumluluk yorumlayana aittir.