TUTANAK BU İŞİN DİP NOKTASI
“Hukuk, dibini gördü” dedirten olay, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin BAŞ'ın, Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İPEK ile yapmış olduğu telefon konuşmasını “tutanağa” geçirmesi ve bu “belgeyi” medyaya servis etmesiyle başladı.
Bu öylesine bir dibe dalıştı ki, “diptekilerden” hiç kimse neye uğradığını anlayamadı. Ülkenin bütün siyasetçileri, parti liderleri, aydınları, hukukçuları, gazetecileri, yazarları vs. adeta denize düşen yılana sarılır misali Savcı BAŞ’ın uzattığı bu can simidine can havliyle sarıldılar. Olacak şey değil, hükümete muhalif olan her kim varsa adeta mal bulmuş mağribi gibi Savcı BAŞ’ın medyaya servis ettiği bu “kağıt parçasına” sarılıp sevindi.
İşte Türk hukukçularının “dip noktası” tam anlamıyla buydu. Çünkü ülke çapında gürültü çıkaran akıl almaz bu olay karşısında, birkaç mırıldanma, istisna dışında, hiçbir hukukçu çıkıp “yahu böyle bir rezalet olur mu, bu neyin belgesi, böyle bir tutanak hiç olur mu” demedi veya diyemedi…
Evet, Savcı BAŞ’ın bu muhteşem illüzyonu sayesinde, bir sihirbazın hüneriyle torbasından çıkardığı o “kâğıt parçası” bir anda herkesin elinde yargıya müdahalenin belgesi, sembolü olmuştu. Herkes, bu “TUTANAĞI” gösteriyor ve “işte yargıya müdahalenin belgesi” diyordu. Oysa ortada “TUTANAK” namına geçerli bir belge, bilgi yoktu. Olan, Savcı BAŞ’ın başından geçenleri basit, sıradan bir kâğıda dökmesinden ibaretti. Bilerek mi yoksa bilmeyerek mi bilinmez ama Savcı BAŞ, kendi kendini TEYİT ETMEK ve yazdıklarına hukuken bir değer atfetmek, bir resmiyet kazandırmak amacıyla “kağıt parçasının” başına “TUTANAK”, sonuna da "İMZA BAŞSAVCI” demesini de bilmişti…
TUTANAK: Türk Dil Kurumuna göre tutanak, “meclis, kurul, mahkeme vb. yerlerde söylenen sözlerin olduğu gibi yazıya geçirilmesine dair tutulan zabıt, zabıtname; ya da belgelenmesi gereken bir durumu tespit edenler tarafından imzalanan bir belge, zabıt varakası veya birçok kimsenin imzaladığı bir rapor, mazbata olarak tanımlanıyor. Diğer yandan hukukta, mevzuatımızda çok farklı tutanak çeşitleri olmakla birlikte, tutanak, özü itibarıyla birden fazla kişinin bir araya gelerek, ortak bir durum tespitine ilişkin belge olarak tanımlanıyor.
Herkes, durum tespiti yapabilir, bilgi notu alabilir, şikâyet ve beyanda bulunabilir ancak hiç kimse kendi başına bir tutanak tutamaz. Çünkü yasaya uygun tutulmuş tutanakların sınırlı da olsa resmi bir hükmü vardır. Kişinin kendi kendine tutup imzaladığı bir belgenin adı hiçbir zaman “TUTANAK” olamaz ve bu belgenin resmiyette hiçbir “hükmü” değeri yoktur. Bu belge, ancak bir beyan, bir bilgi notu, bir talep, şikâyet vs. olarak değerlendirilebilir. Kişinin kendi kendine tuttuğu bir not hiçbir şekilde tutanak olarak nitelendirilip, değerlendirilemez. Bu şekilde tek taraflı yazılan bir yazıya “sahteliği sabit oluncaya dek geçerli bir resmi belge” hükmü kazandırılamaz. Böyle bir yazı “İşte resmi belge” denilerek kamuoyuna sunulamaz
Savcı BAŞ’ın kendi kendine dertleştiği kağıt parçasını bu ülkenin bütün gazeteleri “İşte Resmi Tutanak” diyerek verdi. Hakeza, Savcı BAŞ’ın bu kağıt parçasını Mehmet Altan başta olmak üzere bu ülkenin aydınları, entelektüelleri diyebileceğimiz insanların elinde sallanırken gördük. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, halka seslenirken, bu kağıt parçasını sallayarak “İşte dehşet verici belge” diyordu. Ve son olarak Adalet Bakanı hakkında da yine “TUTANAK” adıyla birçok kâğıt parçasının basına servis edildiğini görüyoruz.
Sonuç olarak, uzatmadan; ister bilgisizlik isterse kötü niyet, ne derseniz deyin, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin BAŞ, medyaya servis ettiği iş bu kâğıt parçasıyla, dolaylı da olsa aslında bizlere şu gerçeği gösterdi. Türk hukukçuları, üniversite hocaları, aydınları, siyasetçileri, gazetecileri, yazarları iş bu TUTANAKLA DİBE VURMUŞTUR, demiş oldu…
Bu vesileyle, her ne kadar oynatmaya az kaldıysa da, yine de , başta CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere onca hukukçuyu, aydını, gazeteciyi, yazarı bu kadar basit, sıradan bir hamleyle dize getiren Savcı BAŞ’ı canı gönülden kutluyorum ve gelecek günlerde benzer başarılarının devamını diliyorum.

إرسال تعليق
Sitede yer alan yorumlar site ziyaretçilerinin kişisel görüşleridir. Hukuki tüm sorumluluk yorumlayana aittir.