5 yargı paketi ne zaman çıkacak, 5 yargı paketinde af varmı, 5. yargı paketi af, 5. yargı paketi maddeleri, 5. yargı paketi metni, 5 yargı paketi içeriğiTEMEL HAK VE HÜRRİYETLERİN GELİŞTİRİLMESİ AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI

MADDE 1- 26/4/1961 tarihli ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 58 inci maddesinin başlığı "Propaganda yayınlarına ilişkin yasaklar ve propagandada kullamlacak dil:" şeklinde ve ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Siyasi partiler ve adaylar tarafından yapılacak her türlü propaganda, Türkçe'nin yanı sıra farklı dil ve lehçelerle de yapılabilir."

MADDE 2- 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununun 15 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"Siyasi partiler, tüzüklerinde yer almak ve iki kişiden fazla olmamak kaydıyla eş genel başkanlık sistemini uygulayabilirler. Eş genel başkanlar, bu Kanunda genel başkan için öngörülen hükümlere tabidir."

MADDE 3- 2820 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Siyasi partilerin ilçe teşkilatı, ilçe kongresi, ilçe başkam, ilçe yönetim kurulu ve kurulmuş ise belde teşkilatından meydana gelir. Parti tüzüğünde ilçe disiplin kurulu teşkili de öngörülebilir. Beldelerde teşkilat kurulması zorunlu değildir."

MADDE 4- 2820 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Bu madde uyarınca yapılacak yardımlar sadece parti ihtiyaçları veya parti çalışmalarında kullanılır.
Milletvekili genel seçimlerinde toplam geçerli oyların %3' ünden fazlasını alan siyasi partilere de Devlet yardımı yapılır. Bu yardım en az Devlet yardımı alan siyasi partinin ikinci fıkra gereğince almış olduğu yardım ve genel seçimlerde aldığı toplam geçerli oy esas alınarak kazandıkları oyla orantılı olarak yapılır. Bu fıkra uyarınca yapılacak yardım bir milyon Türk Lirasından az olamaz. Bunun için her yıl Maliye Bakanlığı bütçesine yeterli ödenek konulur."

MADDE 5- 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 6 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"MADDE 6- Toplantı ve gösteri yürüyüşleri, tüm il ve ilçe sınırları içerisinde aşağıdaki hükümlere uyulmak şartıyla her yerde yapılabilir.
İl ve ilçelerde toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergâhı, kamu düzenini ve genel asayişi bozmayacak ve vatandaşların günlük yaşamım zorlaştırmayacak şekilde ve 22 nci maddenin birinci fıkrasında sayılan sınırlamalara uyulması kaydıyla Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan siyasi partilerin il ve ilçe temsilcileri ile en çok üyeye sahip üç sendikanın ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının il ve ilçe temsilcilerinin görüşleri alınarak mahallin en büyük mülki amiri tarafından belirlenir.
İl ve ilçenin büyüklüğü, gelişmişliği ve yerleşim özellikleri dikkate alınarak birden fazla toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergâhı belirlenebilir.
Belirlenen toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergâhı yerel gazeteler ile valilik ve kaymakamlık internet sitelerinden ilan edilerek halka duyurulur.
Toplantı ve gösteri yürüyüşleri yer ve güzergâhı hakkında sonradan yapılacak değişiklikler de aynı yöntemle yapılır. Bu değişiklikler duyurudan onbeş gün sonra geçerli olur.
Birden fazla toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergâhının belirlendiği il ve ilçelerde düzenleme kurulu kamu düzenini ve genel asayişi bozmayacak ve vatandaşlarm günlük yaşamım zorlaştumayacak şekilde belirlenen yer ve güzergâhlardan birisini tercih edebilir."

MADDE 6- 2911 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Açık yerlerdeki toplantılar ile yürüyüşler güneş batmadan önce dağılacak şekilde, kapalı yerlerdeki toplantılar ise saat 24.00'e kadar yapılabilir."

MADDE 7- 2911 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasımn üçüncü cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"Bu yükümlülüğün yerine getirildiğine dair tutulan tutanak düzenleme kurulu tarafından hazırlanarak yetkili kolluk amirine teslim edilir."
"Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde katılımcıların ve konuşmacıların ses ve görüntüleri kolluk tarafından kaydedilebilir. Elde edilen kayıt ve görüntüler şüphelilerin ve suç delillerinin tespiti dışmda başka bir amaçla kullanılamaz."

MADDE 8- 2911 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasımn üçüncü cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Kurul, toplantının amacı dışma çıktığı veya düzen içinde gerçekleşmesini imkânsız gördüğü takdirde dağılma karan alır ve durumu derhal yetkili kolluk amirine bildirir."

MADDE 9- 2911 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"j) 12 nci madde gereğince kurul tarafından toplantının dağılmasına karar verilmesi halinde,"

MADDE 10- 2911 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, ikinci fıkrasımn üçüncü cümlesi yürürlükten kaldırılmış ve üçüncü fıkrasında yer alan "(a) ve (b) bentlerindeki" ibaresi "Birinci fıkrada düzenlenen" şeklinde değiştirilmiştir.
"Kanuna uygun olarak başlayan bir toplantı veya gösteri yürüyüşü, daha sonra 23 üncü maddede belirtilen kanuna aykırı durumlardan bir veya birkaçının vuku bulması sebebiyle, Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşü haline dönüşürse:
a) Düzenleme kurulu toplantı veya gösteri yürüyüşünün sona erdiğini topluluğa ilan eder ve durumu derhal yetkili kolluk amirine bildirir.
b) Düzenleme kurulunun bu görevi yerine getirmemesi hâlinde, durum yetkili kolluk amiri tarafından mahallin en büyük mülki amirine bildirilir. Mahallin en büyük mülki amiri tarafından toplantının sona erdirilip erdirilmeyeceğine dair karar alınır.
c) Mahallin en büyük mülki amiri, yazılı veya acele hallerde sonradan yazı ile teyit edilmek kaydıyla sözlü emirle, mahallin güvenlik amirlerini veya bunlardan birini görevlendirerek olay yerine gönderir."

MADDE 11 - 14/10/1983 tarihli ve 2923 sayılı Yabancı Dil Eğitimi ve Öğretimi ile Türk Vatandaşlarının Farklı Dil ve Lehçelerinin öğrenilmesi Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan "625 sayılı" ibaresi yürürlükten kaldırılmış ve aynı bende aşağıdaki cümleler eklenmiştir.
"Ayrıca, Özel Öğretim Kurumlan Kanunu hükümlerine tabi olmak üzere, Türk vatandaşlarının günlük yaşamlarında geleneksel olarak kullandıkları farklı dil ve lehçelerle eğitim ve öğretim yapmak amacıyla, özel öğretim kurumlan açılabilir. Bu kurumlarda eğitimi ve öğretimi yapılacak dil ve lehçeler Bakanlar Kurulu karanyla tespit edilir. Bu kurumların açılmasına ve denetimine ilişkin esas ve usuller, Milli Eğitim Bakanlığınca çıkanlan yönetmelikle düzenlenir."

MADDE 12- 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 112 nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi
MADDE 112- (1) Cebir veya tehdit kullamlarak ya da hukuka aykın başka bir davranışla;
a) Devletçe kurulan veya kamu makamlannın verdiği izne dayalı olarak yürütülen her türlü eğitim ve öğretim faaliyetlerine,
b) Kişinin eğitim ve öğretim hakkım kullanmasına,
c) Öğrencilerin toplu olarak oturduklan binalara veya bunların eklentilerine
girilmesine veya orada kalınmasına,
engel olunması hâlinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasma hükmolunur."

MADDE 13- 5237 sayılı Kanunun 113 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi
MADDE 113-; (1) Cebir veya tehdit kullamlarak ya da hukuka aykın başka bir davranışla;
a) Bir kamu faaliyetinin yürütülmesine,
b) Kamu kurumlarında veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında verilen ya da kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak sunulan hizmetlerden yararlanılmasına,
engel olunması hâlinde, fail hakkmda iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur."

MADDE 14- 5237 sayılı Kanunun 115 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"(2) Dini inancın gereğinin yerine getirilmesinin veya dini ibadet veya ayinlerin bireysel ya da toplu olarak yapılmasının, cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmesi halinde, fail hakkında birinci fıkraya göre cezaya hükmolunur.
(3) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir kimsenin inanç, düşünce veya kanaatlerinden kaynaklanan yaşam tarzına ilişkin tercihlerine müdahale eden veya bunları değiştirmeye zorlayan kişiye birinci fıkra hükmüne göre ceza verilir."

MADDE 15- 5237 sayılı Kanunun 122 nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Nefret ve ayırımcılık
MADDE 122- (1) Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasî düşünce, felsefî inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle;
a) Bir kişiye kamuya arz edilmiş olan bir taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya kiraya verilmesini,
b) Bir kişinin kamuya arz edilmiş belli bir hizmetten yararlanmasını,
c) Bir kişinin işe alınmasını,
d) Bir kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını,
engelleyen kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."
MADDE 16- Bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla;
a) 10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 2 nci maddesinin birinci
fıkrasının (D) bendinde yer alan "Ancak; Türkçe olmayan ve iltibasa meydan veren köy adları, alakadar Vilayet Daimi Encümeninin mütalaası alındıktan sonra, en kısa zamanda Dahiliye Vekaletince değiştirilir." cümlesi,
b) 22/4/1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununun;
1)11 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi,
2) 43 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ve Türkçe'den başka dil ve yazı kullanamazlar" ibaresi,
c) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 13 üncü ve 36 ncı maddeleri ile 28 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "hükümet komiserine veya yardımcılarma veya hükümet komiseri tarafından" ibaresi ve 37 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ", hükümet komiseri ve yardımcılarının" ibaresi,
d) 29/5/1986 tarihli ve 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi,
e) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 222 nci maddesi,
yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 17- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.


DANIŞTAY KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA
DAİR KANUN TASARISI

MADDE 1- 6/1/1982 tarihli ve 2575 sayılı Danıştay Kanununun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"1. Danıştay; onbeşi dava, biri idari daire olmak üzere onaltı daireden oluşur."

MADDE 2- 2575 sayılı Kanunun 17 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"MADDE 17- 1. İdari Dava Daireleri Kurulu, her idari dava dairesinden ikişer üyenin katılımıyla oluşur. Üyeler, Danıştayda en az iki yıl kıdemi bulunanlar arasından yalnız bu Kurulda görev yapmak üzere altı yıllığına Başkanlar Kurulunca görevlendirilir. Görevlendirilen üyenin görevden sürekli ayrılması halinde yerine görevlendirilen üye, kalan süreyi tamamlar.
2. Vergi Dava Daireleri Kurulu, vergi dava dairelerinin başkanları ile her vergi dava dairesinin kendi üyeleri arasından gizli oyla iki yıl için seçeceği üç asıl ve üç yedek üyeden oluşur. Kurula seçilmemiş üyeler varken asıl üyelik yapmış olanlar tekrar seçilemez. Asıl üyenin görevini geçici olarak yerine getirememesi durumunda ilgili daireden seçilen yedek üye Kurul toplantılarına katılır. Kurul asıl veya yedek üyeliklerinde boşalma olması halinde ilgili daire tarafından yedi gün içinde, kalan süreyi tamamlamak üzere yeni üye seçilir. Vergi dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyiz veya itiraz yoluyla incelenmesinde ve iki dava dairesinin birlikte yapacağı toplantıda verilen kararların incelenmesinde, bu dairelerde karara katılmış olanlar Vergi Dava Daireleri Kurulunda bulunamazlar.
3. idari Dava Daireleri Kuruluna Danıştay Başkanı veya vekillerinden biri, bunların katılamaması halinde Kurulun en kıdemli üyesi; Vergi Dava Daireleri Kuruluna ise Danıştay Başkanı veya vekillerinden biri, bunların katılamaması halinde Kuruldaki daire başkanlarından en kıdemlisi başkanlık eder.
4. Toplantı ve görüşme yeter sayısı İdari Dava Daireleri Kurulu için onyedi, Vergi Dava Daireleri Kurulu için onüçtür. Kararlar, toplantıya katılanların oy çokluğu ile alınır. Bu toplantılarda hazır bulunanlar çift sayıda olursa en kıdemsiz üye kurula katılamaz.
5. Her kurula yeteri kadar tetkik hakimi verilir. Ayrıca kurullarda bir yazı işleri
müdürlüğü bulunur."

MADDE 3- 2575 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 26- 1. Bu Kanunla değiştirilen 17 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca oluşturulması gereken İdari Dava Daireleri Kurulunun üyeleri, en geç otuz gün içinde Başkanlar Kurulu tarafından görevlendirilir. Yeni Kurul görevine başlayıncaya kadar mevcut Kurul görevine devam eder.
2. İdari Dava Daireleri Kurulunda görevlendirilen üyelerden Başkanlar Kurulunca belirlenecek yedisi ikinci yılın sonunda, kalan üyelerden yedisi ise dördüncü yılın sonunda yenilenir.

MADDE 4- 2575 sayılı Kanunun geçici 24 üncü maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 5- 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
"Ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemler ile uygulama işlemlerine karşı aynı dilekçeyle dava açılamaz."

MADDE 6- 2577 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve dördüncü fıkrasında yer alan "birden" ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
"Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay, idare ve vergi mahkemelerinde otuz, ivedi yargılama usulünün uygulandığı davalarda onbeş gündür."

MADDE 7- 2577 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde yer alan "itibaren altmış" ibaresi "itibaren otuz" şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 8- 2577 sayılı Kanuna 20 nci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki maddeler eklenmiştir.

"Grup dava
MADDE 20/A- 1. Aynı maddi ve hukuki sebebe bağlı ve birbirine emsal teşkil edebilecek nitelikte olan davalar mahkemece grup dava olarak kabul edilebilir ve bunlar hakkında aşağıda belirtilen yargılama usulü uygulanır.
2. Mahkemece, grup davalardan biri öncelikle karara bağlanır. Mahkemenin davanın grup dava olduğuna ilişkin kararı ile uyuşmazlığın esası hakkında verdiği karar, temyiz veya itiraz talebi üzerine dosya ile birlikte Danıştay ilgili dava daireleri kuruluna gönderilir. Aynı kapsamdaki diğer davaların karara bağlanması için Danıştayın vereceği karar beklenir.
3. Danıştayın ilgili dava daireleri kurulu bu nitelikteki davanın grup dava olup olmadığını inceler. Grup dava olmadığına karar verilen dosya, ilgili temyiz veya itiraz merciine, kararın bir örneği de mahkemesine gönderilir. Davanın, grup dava olduğunun kabulü halinde ise, işin esası hakkında Uç ay içinde kesin olarak karar verilir. Bu karara esas toplantıya, uyuşmazlık konusunda görevli dava dairesinin başkanı ve bu dairenin kendi üyeleri arasından seçeceği iki üye de katılır.
4. Danıştay, grup dava kapsamındaki başvurular ile bu başvurular hakkında verdiği kararları elektronik ortamda yayınlar.
5. İdari mahkemeler, grup davaları Danıştay kararı doğrultusunda sonuçlandırır. Grup davalar nedeniyle ilgili dava daireleri kurulu tarafından verilen karara uygun olarak grup dava kararını veren mahkeme veya diğer mahkemelerce verilen kararlar aleyhine kanun yollarına başvurulamaz. Ancak karara bağlanan davanın grup dava kapsamında olmadığına ya da grup davaya uygun karar verilmediğine ilişkin iddialarla temyiz veya itiraz yoluna başvurulabilir. Grup davanın esasına ilişkin olmayan itiraz ve temyiz nedenleri saklıdır.
İvedi yargılama usulü

MADDE 20/B- 1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır:
a) İhaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri.
b) Acele kamulaştırma işlemleri.
c) Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları.
d) 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca yapılan satış, tahsis ve kiralama işlemleri.
e) 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca tesis edilen çevresel etki değerlendirme işlemleri.
f) 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca alınan Bakanlar Kurulu kararları.
2. İvedi yargılama usulünde:
a) Bu Kanunun 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz.
b) Yedi gün içinde ilk inceleme yapılır ve dava dilekçesi ile ekleri tebliğe çıkarılır.
c) Savunma süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren onbeş gün olup, bu süre
uzatılamaz. Savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle dosya tekemmül
etmiş sayılır.
d) Yürütmenin durdurulması talebine ilişkin olarak verilecek kararlara itiraz edilemez.
e) Bu davalar öncelikle görülür ve dosyanın tekemmülünden itibaren bir ay içinde karara bağlanır. Ara kararı verilmesi, keşif, bilirkişi incelemesi ya da duruşma yapılması gibi işlemler ivedilikle sonuçlandırılır.
f) Verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
g) Temyiz dilekçeleri üç gün içinde incelenir ve tebliğe çıkarılır. Bu Kanunun 48 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası hükümleri saklıdır.
h) Temyiz dilekçelerine cevap verme süresi yedi gündür.
ı) Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi halde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hallerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir.
j) Temyiz istemi iki ay içinde karara bağlanır. Karar en geç bir ay içinde tebliğe çıkarılır."

MADDE 9- 2577 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"1. İdare ve vergi mahkemelerinin;
a) İlk ve orta öğretim ile yükseköğretim öğrencileriyle ilgili sınıf geçme, not tespiti, kayıt ve nakil işlemleri ile ilişik kesme dışındaki diğer disiplin cezalarına ilişkin işlemlerden,
b) Kamu görevlileri hakkında tesis edilen geçici görevlendirme, görevlendirme, ikinci görev, vekâleten atama, görev ve unvan değişikliği içermeyen il içi naklen atama, görevden uzaklaştırma, çalışma süreleri, intibak, yolluk, lojman, izin, sosyal hak ve yardımlar ile emeklilerin intibakına ilişkin işlemlerden,
c) Kamu görevlilerine kusurlu sayılma, yazılı uyarma, uyarma, kınama, ihtar ve tevbih cezası verilmesine ilişkin işlemlerden,
d) Geçici personele ilişkin işlemlerden,
e) Hâkim ve savcılar, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararnameyle atananlar ile öğretim üyeleri hariç, kamu görevlilerinin her türlü ödül, sicil, performans ve başarı değerlendirmelerine ilişkin işlemlerden,
f) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının üyeleri hakkında verdiği mesleki faaliyeti sona erdirmeyen her türlü disiplin ve sınav işlemlerinden,
g) Asker ailelerine yardım ile ilgili işlemlerden,
h) Emlak vergisine ait bedel ve değerlerin tespitine ilişkin kararlardan,
ı) 2/7/1941 tarihli ve 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanunun uygulanması ile ilgili işlemlerden,
j) 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun ve 20/6/1977 tarihli ve 2090 sayılı Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanunun uygulanmasından,
k) 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile 29/5/1986 tarihli ve 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu gereğince kamu kurum ve kuruluşları tarafından sosyal yardım amacıyla bağlanan aylık ve yapılan sosyal yardımlarla ilgili uygulamalardan,
1) 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda düzenlenip idari yargının görev alanına giren idari yaptırımlara ilişkin işlemlerden,
m) 2918 sayılı Kanun uyarınca il ve ilçe trafik komisyonlarınca tesis edilen işlemlerden,
n) 4/12/1984 tarihli ve 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin önlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından,
o) 29/6/2001 tarihli ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanundan kaynaklanan idari yaptırımlara ilişkin işlemlerden,
p) 9/10/2003 tarihli ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun uygulanmasından,
r) 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 9 uncu maddesi uyarınca kurulan ulaşım koordinasyon merkezlerince trafik ve taşımacılık hizmetlerine ilişkin olarak alınan kararlardan,
s) 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun uygulanmasından,
t) 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (p) bendi uyarınca tesis edilen işlemler ve alınan kararlardan,
u) 18/4/2006 tarihli ve 5488 sayılı Tarım Kanununun 19 uncu maddesi ile 23 üncü maddesinin ve bu Kanundan önceki tarımsal destekleme ödemesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından,
kaynaklanan davalar ile konusu yüzbin Türk Lirasını aşmayan iptal ve tam yargı davalarında verdikleri nihaî kararlara, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi mahkemelerin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine itiraz edilebilir."

MADDE 10- 2577 sayılı Kanunun 49 uncu maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Temyiz incelemesi sonunda karardaki maddi hataların veya yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ya da yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise kararın düzeltilerek onanmasına karar verilir."

MADDE 11- 2577 sayılı Kanunun 54 üncü maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
"4. Kararın düzeltilmesi istemlerinde yürütmenin durdurulmasına ve duruşma yapılmasına karar verilemez.
5. Danıştayın ve bölge idare mahkemesinin aşağıda sayılan konulara ilişkin olarak temyiz veya itiraz üzerine verdikleri kararlar hakkında kararın düzeltilmesi yoluna gidilemez:
a) Bu Kanunun 15 inci maddesi uyarınca verilen kararlar.
b) Bozmaya uyma kararları.
c) Kamu görevinin sona ermesi sonucunu doğuran işlemler hariç olmak üzere kamu görevlileri mevzuatının uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklara ilişkin kararlar.
d) 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75 inci maddesinin
uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklara ilişkin kararlar.
e) Bu Kanunun 20/A maddesinin üçüncü fıkrası ile 20/B maddesi uyarınca verilen
kararlar."

MADDE 12- 2577 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinde yer alan "17 nci maddesindeki" ibaresi "17 nci ve 45 inci maddelerindeki" ve "onmilyon lirayı" ibaresi "bin Türk Lirasını" şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 13- 2577 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

"GEÇİCİ MADDE 8- 1. Bu maddenin yayımı tarihinden önce işlemeye başlamış dava açma süreleri hakkında bu Kanunla yapılan değişiklikten önceki hükümler uygulanır.
2. 45 inci maddenin bu Kanunla değiştirilen birinci fıkrasında yazılı uyuşmazlıklarla ilgili olarak verilen nihai kararlardan, değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce verilenler ile Danıştayın bozma kararı üzerine kararı bozulan mahkemece verilenler, Danıştayda temyiz edilebilir.
3. Bu maddenin yayımı tarihinden önce karar düzeltme isteminde bulunulanlar ile karar düzeltme başvuru süresi geçmemiş olanlardan başvuru yapılanların karar düzeltme istemlerinin görülmesine devam edilir."

MADDE 14- 23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "1/1/2014" ibaresi "1/1/2019" şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 15- Bu Kanuna ekli (1) sayılı listede yer alan kadrolar ihdas edilerek 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı cetvelin, (2) sayılı listede yer alan kadrolar ihdas edilerek (II) sayılı cetvelin Danıştay Başkanlığına ait bölümüne eklenmiştir.

MADDE 16- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.


Post a Comment

Sitede yer alan yorumlar site ziyaretçilerinin kişisel görüşleridir. Hukuki tüm sorumluluk yorumlayana aittir.