T.C.
YARGITAY
15. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
Esas No : 2012/12840
Karar No : 2012/44143
Tebliğname No : 15 - 2012/186511
TUTUKLU DOSYASI
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 02/03/2012
NUMARASI : 2011/1478 (E) ve 2012/233 (K)
SANIKLAR : Kemal KARAMAN, Erdem TOKMAKTEPE, Muhlis KARAKAŞ
SUÇ : Dolandırıcılık (kendisini savcı olarak tanıtarak dolandırıcılık)
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDEN : Sanıklar Kemal Karaman, Erdem Tokmaktepe ve Muhlis Karataş müdafiileri
TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCE : Bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık Muhlis Karakaş hakkında hükmolunan ceza miktarlarına nazaran sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318.maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların, katılanı telefonla arayarak kendilerini Emniyet Amiri ve Cumhuriyet savcısı olarak tanıtıp kimlik bilgilerini ve banka hesaplarını terör örgütünün ele geçirdiğini, bu kişileri yakalamaları için kendilerine yardımcı olması gerektiğini, gizli bir operasyon yaptıklarını bu konuda kimseye bilgi vermemesini yakalayabilmeleri için Adem Gümüş adına Ziraat Bankası Bahçekapı Şubesine 130.000 TL isme göndermesi gerektiğini söyledikleri, İnanmadığını söyleyen katılana numarası görülen hattan aradığına dikkat çekerek telefonu Cumhuriyet Başsavcısı diye takdim ettiği kişiye vererek inandırıcılık kattıkları, katılana operasyon sırasında olduklarını telefonu sürekli açık tutmasını tembihleyerek dolandırıcılığın farkına varmasını engelledikleri, yalanlara kanan katılanın isteneni yaparak Ziraat Bankası Çameli Şubesinden 130.000TL'nin sanık Adem Gümüş'e ödenmesi için Bahçekapı (İstanbul) şubesine gönderdiği, paranın sanık Adem Gümüş tarafından çekildiği,
Bu kez aynı gün Muhlis Karakaş adına Ziraat Bankası Beyazıt Şubesine 100.000TL yatırmasını istedikleri, katılanın bu parayı da yatırdığı ancak ödemeyi yapacak Beyazıt Şubesinin parayı çekmeye gelen sanık Muhlis Karakaş'ı hazırda para olmadığını sonra gelmesi gerektiğini söyleyerek gönderdiği, bu kez parayı çekebilmek banka görevlilerini ikna edebilmek için sanık Erdem Tokmaktepe'nin sanık Muhlis Karakaş'la birlikte banka şubesine girdikleri ancak durumdan şüphelenen banka görevlilerinin onlara da ödeme yapmayarak saat 17.00'ye kadar beklemeleri gerektiğinden bahisle gönderdikleri ve konuyu polise bildirdikleri,
Bu arada katılandan yeniden Adem Gümüş adına İş Bankası İstanbul Yeni Cami Şubesine 150.000 TL göndermesinin istendiği, katılanın bu parayı da gönderdiği, ancak alıcı şubenin parayı sanık Adem Gümüş'e ödemediği, bu arada saat 16.30 sıralarında olayı Ziraat Bankası Beyazıt Şubesinden öğrenen Güven Timlerine bağlı sivil polis memurlarının 100.000 TL'yi çekmeye gelen kişileri yakalamak için şubenin içinde ve dışında konuşlandıkları, sanık Muhlis Karakaş'ın şubeye girdiği, bu sırada sanık Kemal Karaman'ın da dışarıda beklediği, ödeme yapılmaması üzerine sanık Muhlis Karakaş'ın bankadan çıktıktan sonra yakalandığı, sanık Kemal Karaman'ın da dışarıda yakalandığı olayda sanıkların birlikte hareket ederek katılana karşı zincirleme halinde dolandırıcılık suçunu işlediklerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık Kemal Karaman hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,26/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yorum Gönder
Sitede yer alan yorumlar site ziyaretçilerinin kişisel görüşleridir. Hukuki tüm sorumluluk yorumlayana aittir.