3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması hakkında Kanunun karşılıksız çek için hürriyeti bağlayıcı ceza içeren 16. Maddesi Anayasamıza 2001 yılında eklenen 7. Fıkra ile, sözleşmeden kaynaklı hapis yasağı gereğince işlemez hale gelmiş bunun üzerine 4814 sayılı Kanun’un 14. Maddesi, 3167 sayılı yasanın 16. Maddesini yeniden düzenlemiş karşılıksız çek keşide edenin cezası Adli Para (Ağır Para, değişik 2005) cezası olarak belirlenmiştir.
Ödeme aczi içinde bulunan çek keşidecisinin, bu cezayı da ödeyemeyerek infaz hukukuna göre hürriyeti bağlayıcı ceza şeklinde çekmesi ve sonucun dolaylı da olsa daha ağır bir şekilde olması sağlanmıştır. 3.10.2001 tarihinden önceki yasa aynı hukuki ilişki nedeni ile verilen farklı çek yaprakları karşılıksız kalsa da tek suç olarak nitelenmekteydi, 3167 sayılı yasanın 16. Madde 4. Fıkrada kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan her çek yaprağının ayrı bir suç oluşturacağı hükmü getirilmiştir.
Hukuk, Bono, Poliçe ve Çek’in kıymetli evrak hukukuna dahil birer ödeme aracıdır, kanıt kuvvetleri farklı değil sadece işlevleri farklıdır, ödenmeyen poliçe ve bono için ceza yasasında özgürlüğü bir yaptırım yer almamaktadır, sadece icra takibi yönünden farklılık oluşturmaktadır. Çek farklı bir statüye konulmaya çalışılmış fakat sonuç itibarı ile genel hukuk ilkelerinden ve Ticaret Kanunu özünden sapmalar olmuş, ödeme zafiyeti içinde bulunup, bankalar nezdinde itibarının zedeleneceği, çek defteri alamayacağı bilinmesine rağmen, çek karşılığını yerine getiremeyen tüccar, bir o kadar daha Adli para cezası ile cezalandırılarak, tamamen ödeme imkansızlığı içinde, Ceza infaz sistemi hükümleri gereğince Adli Para cezalarının hapis cezasına dönüştürülmesi ve daha da kötü bir sonla karşılaşması kaçınılmaz olmuştur.
Karşılıksız çek keşidecisine özgürlüğü bağlayıcı cezaların olması, ödeme aczi içindeki tüccarın cezaevi korkusuyla farklı arayışlar içine iterek, yüksek faizli borç edinme ve bu edinimle çek bedelini ödeyerek günü kurtarma konumuna getirmiştir, bu durumun tüccar için daha vahim sonuçlar doğurması kaçınılmazdır, aynı zamanda iş adamı ve tüccarların benzer şekilde arayışa girmesi, Tefecilik sektörünün yaygınlaşmasına ve kara para aklanmasında mücadelenin zaafa uğramasını da beraberinde getirmiştir. Son yıllarda Post makinaları aracılığıyla nakit sağlanmasındaki artış ve ipoteklerin fazlalaşması istatistiki verilerden anlaşılmaktadır.
Çekin bono, poliçe diğer kambiyo senetleri gibi işlem görmesi, Bankalarca Çek karnelerinin verilmesi ve hesaplarının takibi konusunda titizlik gösterilmesi ödeme gücünün düzeyine bakarak, tüzel ve gerçek şahıslara çek hesabı açtırılmasında bankaların titiz davranmasında zorunluluk bulunmaktadır. Bu özeni göstermeyen bankaların, bankacılık sektörünün düzenlenmesinde yetkili BDDK incelemesine tabi tutularak denetiminin sağlanması gerekmektedir, hukuki ilişkilerden kaynaklanan uyuşmazlıklar yönünden ise çekte sahtecilik hariç olmak üzere, hapis ve adli para cezalarının tamamen ortadan kaldırılarak karşılıksız kalan çekin tahsilinin icra iflas hükümleri gereğince yerine getirilmesi gerekmektedir.
Alıntı: http://www.cekmagdurlari.com/2009/11/cek-kanunu-uzerindeki-calsmalar.html
Çekin karşılığının bulunmaması nedeniyle şikayet hakkı, 8 inci maddede belirtilen miktarın yatırılması için öngörülen sürenin dolduğu tarihte; ihtiyati tedbir kararı veya ödeme yasağı nedeniyle süresi içinde ibrazında çek hakkında işlem yapılmaması halinde ise, ihtiyati tedbir kararının veya ödeme yasağının kalktığı tarihte doğar.
YanıtlaSilHükmün kesinleşmesinden sonra şikayetten vazgeçildiğinde de, hüküm bütün cezai sonuçları ile ortadan kalkar.
Bu suçlardan dolayı yapılan yargılamalarda 04/04/1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 225 inci maddesi uygulanabilir.
Şikayetten vazgeçme nedeniyle davanın düşmesi halinde, müdahil, ödeme nedeniyle davanın düşmesi veya cezanın ortadan kaldırılması halinde sanık veya hükümlü, yargılama giderlerinden sorumlu olur.
DAVANIN AÇILMASINA ENGEL OLAN, DAVAYI DÜŞÜREN VE CEZAYI ORTADAN KALDIRAN NEDENLER:
Madde 16/c – (Ek madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./17. md.)
Aşağıda belirtilen koşulların yerine getirilmesi halinde ceza davası açılmaz:
a) 8 inci maddeye göre düzeltme hakkının kullanılması,
b) 8 inci maddede belirtilen süre geçtikten sonra ve henüz dava açılmadan önce çek tutarı veya karşılıksız kalan kısmı ile çek tutarına veya karşılıksız kalan kısmına ait yüzde oniki tazminatın ve çekin ibrazından ödeme tarihine kadar geçen süre içinde 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizinin ödenmesi.
Dava açıldıktan sonra hüküm verilinceye kadar geçen süre içinde, çek tutarı veya karşılıksız kalan kısmı ile çek tutarına veya karşılıksız kalan kısmına ait yüzde onbeş tazminatın ve çekin ibrazından ödeme tarihine kadar geçen süre içinde 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizinin ödenmesi halinde ceza davası düşer.
Çekin karşılığının bulunmaması nedeniyle şikayet hakkı, 8 inci maddede belirtilen miktarın yatırılması için öngörülen sürenin dolduğu tarihte; ihtiyati tedbir kararı veya ödeme yasağı nedeniyle süresi içinde ibrazında çek hakkında işlem yapılmaması halinde ise, ihtiyati tedbir kararının veya ödeme yasağının kalktığı tarihte doğar.
YanıtlaSilHükmün kesinleşmesinden sonra şikayetten vazgeçildiğinde de, hüküm bütün cezai sonuçları ile ortadan kalkar.
Bu suçlardan dolayı yapılan yargılamalarda 04/04/1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 225 inci maddesi uygulanabilir.
Şikayetten vazgeçme nedeniyle davanın düşmesi halinde, müdahil, ödeme nedeniyle davanın düşmesi veya cezanın ortadan kaldırılması halinde sanık veya hükümlü, yargılama giderlerinden sorumlu olur.
DAVANIN AÇILMASINA ENGEL OLAN, DAVAYI DÜŞÜREN VE CEZAYI ORTADAN KALDIRAN NEDENLER:
Madde 16/c – (Ek madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./17. md.)
Aşağıda belirtilen koşulların yerine getirilmesi halinde ceza davası açılmaz:
a) 8 inci maddeye göre düzeltme hakkının kullanılması,
b) 8 inci maddede belirtilen süre geçtikten sonra ve henüz dava açılmadan önce çek tutarı veya karşılıksız kalan kısmı ile çek tutarına veya karşılıksız kalan kısmına ait yüzde oniki tazminatın ve çekin ibrazından ödeme tarihine kadar geçen süre içinde 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizinin ödenmesi.
Dava açıldıktan sonra hüküm verilinceye kadar geçen süre içinde, çek tutarı veya karşılıksız kalan kısmı ile çek tutarına veya karşılıksız kalan kısmına ait yüzde onbeş tazminatın ve çekin ibrazından ödeme tarihine kadar geçen süre içinde 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizinin ödenmesi halinde ceza davası düşer.
Çekin karşılığının bulunmaması nedeniyle şikayet hakkı, 8 inci maddede belirtilen miktarın yatırılması için öngörülen sürenin dolduğu tarihte; ihtiyati tedbir kararı veya ödeme yasağı nedeniyle süresi içinde ibrazında çek hakkında işlem yapılmaması halinde ise, ihtiyati tedbir kararının veya ödeme yasağının kalktığı tarihte doğar.
YanıtlaSilHükmün kesinleşmesinden sonra şikayetten vazgeçildiğinde de, hüküm bütün cezai sonuçları ile ortadan kalkar.
Bu suçlardan dolayı yapılan yargılamalarda 04/04/1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 225 inci maddesi uygulanabilir.
Şikayetten vazgeçme nedeniyle davanın düşmesi halinde, müdahil, ödeme nedeniyle davanın düşmesi veya cezanın ortadan kaldırılması halinde sanık veya hükümlü, yargılama giderlerinden sorumlu olur.
DAVANIN AÇILMASINA ENGEL OLAN, DAVAYI DÜŞÜREN VE CEZAYI ORTADAN KALDIRAN NEDENLER:
Madde 16/c – (Ek madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./17. md.)
Aşağıda belirtilen koşulların yerine getirilmesi halinde ceza davası açılmaz:
a) 8 inci maddeye göre düzeltme hakkının kullanılması,
b) 8 inci maddede belirtilen süre geçtikten sonra ve henüz dava açılmadan önce çek tutarı veya karşılıksız kalan kısmı ile çek tutarına veya karşılıksız kalan kısmına ait yüzde oniki tazminatın ve çekin ibrazından ödeme tarihine kadar geçen süre içinde 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizinin ödenmesi.
Dava açıldıktan sonra hüküm verilinceye kadar geçen süre içinde, çek tutarı veya karşılıksız kalan kısmı ile çek tutarına veya karşılıksız kalan kısmına ait yüzde onbeş tazminatın ve çekin ibrazından ödeme tarihine kadar geçen süre içinde 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizinin ödenmesi halinde ceza davası düşer.
Çekin karşılığının bulunmaması nedeniyle şikayet hakkı, 8 inci maddede belirtilen miktarın yatırılması için öngörülen sürenin dolduğu tarihte; ihtiyati tedbir kararı veya ödeme yasağı nedeniyle süresi içinde ibrazında çek hakkında işlem yapılmaması halinde ise, ihtiyati tedbir kararının veya ödeme yasağının kalktığı tarihte doğar.
YanıtlaSilHükmün kesinleşmesinden sonra şikayetten vazgeçildiğinde de, hüküm bütün cezai sonuçları ile ortadan kalkar.
Bu suçlardan dolayı yapılan yargılamalarda 04/04/1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 225 inci maddesi uygulanabilir.
Şikayetten vazgeçme nedeniyle davanın düşmesi halinde, müdahil, ödeme nedeniyle davanın düşmesi veya cezanın ortadan kaldırılması halinde sanık veya hükümlü, yargılama giderlerinden sorumlu olur.
DAVANIN AÇILMASINA ENGEL OLAN, DAVAYI DÜŞÜREN VE CEZAYI ORTADAN KALDIRAN NEDENLER:
Madde 16/c – (Ek madde: 26/02/2003 – 4814 S.K./17. md.)
Aşağıda belirtilen koşulların yerine getirilmesi halinde ceza davası açılmaz:
a) 8 inci maddeye göre düzeltme hakkının kullanılması,
b) 8 inci maddede belirtilen süre geçtikten sonra ve henüz dava açılmadan önce çek tutarı veya karşılıksız kalan kısmı ile çek tutarına veya karşılıksız kalan kısmına ait yüzde oniki tazminatın ve çekin ibrazından ödeme tarihine kadar geçen süre içinde 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizinin ödenmesi.
Dava açıldıktan sonra hüküm verilinceye kadar geçen süre içinde, çek tutarı veya karşılıksız kalan kısmı ile çek tutarına veya karşılıksız kalan kısmına ait yüzde onbeş tazminatın ve çekin ibrazından ödeme tarihine kadar geçen süre içinde 16a maddesine göre hesaplanacak gecikme faizinin ödenmesi halinde ceza davası düşer.
Yorum Gönder
Sitede yer alan yorumlar site ziyaretçilerinin kişisel görüşleridir. Hukuki tüm sorumluluk yorumlayana aittir.